Dünyanın 7 Harikası

26 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Arkeoloji

Bu yazımızda sizlere Dünyanın 7 harikası olarak bilinen yapıtlardan kısaca bahsedeceğiz. Birçok arkeolog, heykeltraş, mimarın yanında milyonlarca insanın ilgisini çeken bu yapıtlar gerçekten harika….
İnsanların çağlar boyunca hayran kaldıkları büyük eserler, asırlar boyu sanatçılara ilham, onlara yaklaşma ve onları geçme, daha iyisini ve daha güzelini yapma arzusu vermiştir. Tarihi açıklayan, insan gücünün ve kabiliyetinin tanıkları olan bu şaheserlere ilgi duymayan nesiller, yaratıcılıklarını kaybetmişler, içinde bulundukları nesillerin medeniyet yarışında geri kalmalarına sebep olmuşlardır. Bu sebeple, bütün dünya için eşsiz birer kaynak ve hazine olan bu eserlerin bilinmesinde büyük faydalar vardır.
Tarihçiler, yazarlar ve sanatkarlar, yüzyıllardan beri “Dünyanın en büyük ve en güzel anıtları hangileridir, nerede, ne zaman ve niçin yapılmışlardır?” sorularına cevap aramışlardır.
M.Ö. 4. yüzyılda Sidon’lu Antipatros ilk defa, kendi çağında yeryüzünde mevcut olan yedi büyük ve güzel anıtı “Dünyanın Yedi Harikası” olarak adlandırmıştır. Heykeltraşlık ve mimarlık şaheseri olan bu eserler şunlardır:

1- Mısır Piramitleri
2- İskenderiye Feneri
3- Babil’in Asma Bahçeleri
4- Efes’teki Artemis Tapınağı
5- Olimpos’taki Zeus Heykeli
6- Kral Mausoleus’un Mozolesi
7- Rodos Heykeli

Antipatros’un, yaşadığı çağda dünyanın başka yerlerine gitme imkanı olsaydı, belki de bu harikaların sayısını iki, üç katına çıkarırdı. Ancak, sadece tanıdığı yerlerde gördüğü bu eserleri yedi harika olarak tanımlamıştır.
Antik Çağ’da yapılan bu eserler, hem boyutları hem de olağanüstü dekor ve işlemelerinden dolayı önemli eserlerdir. Dünya’nın yedi harikasından günümüze sadece Mısır piramitleri kalmıştır. Yangın, deprem, savaş ve zamana aşımı diğerlerinin yok olmasına neden olmuştur. Arkeologlar eserlerin görünüşleri ile ilgili olarak anlatılanları temel almışlardır.

Keops Piramidi Hakkında Bilgi

25 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Dünyanın en gizemli yapıtlarından birisi bilindiği gibi mısır piramitleri…. Tabi bu gizemi kesinlikle hallediyor, bu yazımızda mısır piramitlerinden olan keops piramidi hakkında bilgi vereceğiz, bu bilgileri öğrenince gerçekten gizemli olduğunu anlayacaksınız….

Kahire’de bulunan Keops piramidinin 12 ton ağırlığında iki buçuk milyon bloktan oluştuğunu,

günde on blok yerleştirilmesi halinde yapımının 664 yıl süreceğini,

Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya böldüğünü ve piramidin dünyanın ağırlık merkezinin tam ortasında bulunduğunu,

Yüksekliğinin (164 m.) bir milyarla çarpımının güneşle dünyamız arasındaki uzaklığı verdiğini,Taban alanının,yüksekliğinin iki katına bölünmesinin pi sayısını verdiğini,

Piramitlerin içerisinde ultrasound,radar,sonar gibi cihazların çalışmadığını,

Kirletilmiş suyun bir kaç gün piramidin içinde bırakıldığında arıtılmış olarak bulunduğunu,

Piramidin içerisinde sütün bir kaç gün süreyle taze kaldığını ve sonunda bozulmadan yoğurt haline geldiğini,

Bitkilerin piramit içerisinde daha hızlı büyüdüklerini,

Çöp bidonu içindeki yemek artıklarının hiç koku yaymadan mumyalaştıklarını,

Kesik,yanık,sıyrık ve yaraların piramidin içinde daha çabuk iyileştiğini,

Piramidin içinin yazın soğuk,kisin sıcak olduğunu,

Piramit kimin adına yapıldıysa onun bulunduğu odaya yılda 2 kez güneş girdiğini ve bu günlerin doğduğu ve tahta çıktığı günler olduğunu,

Biliyor muydunuz?

Hadronlar Hakkında Bilgi

24 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Fizik

Atom fiziğindeki önemli konuladan biriside hadronlardır. Bu yazımızda sizlere hadronlar hakkında bilgi vereceğiz.

Parçacık fiziğinde çekirdek kuvvetinden etkilenen atomaltı parçacıklara hadron adı verilir. Hadronlar temel parçacıklar olmayıp kuark ve karşı-kuark olarak adlandırılan fermiyonlar ve gluon olarak adlandırılan bozonlardan oluşan bileşik parçacıklardır. Gluonlar kuarkları bir arada tutan kuvvetli etkileşimin taşıyıcısıdır.

Tüm atomaltı parçacıklar gibi hadronlar da Poincaré grubunun gösterimilerine karşılık gelen şu kuvantum sayılarını taşırlar: J PC(m), burada J spin, P parite, C C paritesi ve m kütledir. Hadronlar ayrıca izosipin (veya G parite), s-çeşni gibi çeşni kuvantum sayıları taşıyabilir. Hadronları iki sınıfa ayırmak mümkündür:

Baryonlar fermiyondur. Atom çekirdeğinin yapıtaşıdırlar ve baryon sayısı olarak adlandırılan (B) korunan bir kuvantum sayısı taşırlar. Nükleonlar, yani proton ve nötronlar için B=1′dir.
Mezonlar bozondur ve mezonlar için B=0′dır.
Hadronların çoğu baryonların tüm kuvantum sayılarının kabuk kuarkların kuvantum sayılarından çıkarılabileceğini söyleyen kuark modeli sayesinde sınıflandırılabilir. Baryonlar için üç kabuk kuarkı söz konusu iken mezonlar bir kuark-antikuark çiftinden oluşur. Dolayısıyla her kuark B=1/3 olan bir fermiyondur.

Uyarılmış baryon ve mezon durumları rezonanslar olarak adlandırılır. Her taban durum hadronunun pek çok uyarılmış durumu olabilir ve deneylerde bunların yüzlercesi gözlemlenmiştir. Rezonanslar kuvvetli etkileşim aracılığıyla çok kısa sürelerde (yaklaşık 10−24 saniye) bozunurlar.

Kuark sınıflandırmasının dışında kalan mezonlar da vardır. Bu mezonlar egzotik mezonlar olarak adlandırılır. Bunların arasında yapışkantopu, karmamezon ve dörtkuarklılar vardır. Günümüzde kuark modelinin dışında olarak bilinen tek baryon beşkuarklıdır. Bu baryonun varolabileceği kuramsal parçacık fizikçileri tarafında öngörülmüş olmakla birlikte Ocak, 2007 itibariyle varlığı hakkında kesinleşmiş deney verisi bulunmamaktadır.

Kuvvetli etkileşimleri açıklayan temel kuram olan kuvantum renkdinamiğine göre tüm hadronlar tek parçacık uyarılmış durumlarıdır. Bu kuram KRD skalasının altındaki enerjilerde renk hapsolunumu olarak adlandırılan bir özellik barındırdığı için bu uyarılmış durumlar temel alanlar olan kuark veya gluonlara değil, renk yükü taşımayan bileşik hadronlara karşılık gelir.

KRD maddesinin diğer fazlarında hadronlar yok olabilmektedir. Örneğin, KRD tarafından çok düşük sıcaklıkta ve düşük basınçta kuark-gluon etkileşiminin çok zayıflayacağını ve hapsolunumun ortadan kalkacağı öngörür. Asimptotik özgürlük olarak bilinen bu özellik, GeV ve TeV arasındaki enerji mertebelerinde deneysel olarak kanıtlanmıştır.

Sonraki yazılar »